Optisyenliğin kökeni, 13. yüzyılda İtalya’da ilk gözlüklerin yapılmasına dayanmaktadır. 1286 yılında Floransa’da görme kusurlarını düzeltmek amacıyla cam merceklerin çerçevelere yerleştirilmesi, gözlük kullanımının başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Rönesans döneminde matbaanın gelişmesiyle birlikte okuma ihtiyacı artmış ve gözlük kullanımına olan talep hızla büyümüştür. Bu dönemde gözlük yapımı daha yaygın hale gelmiştir. 17. ve 18. yüzyıllarda Kepler gibi bilim insanlarının optik üzerine çalışmaları, gözlüklerin daha bilinçli ve doğru bir şekilde üretilmesini sağlamış, gözlük yapımı bir zanaat haline gelmiştir. Sanayi Devrimi ile birlikte 19. yüzyılda seri üretim teknikleri gelişmiş, gözlükler daha ulaşılabilir olmuş ve optisyenlik bağımsız bir meslek dalı olarak öne çıkmaya başlamıştır. 18. yüzyılda optik teknolojisinin ilerlemesiyle gözlük camları, kontakt lensler ve çerçeve çeşitleri büyük bir gelişim göstermiştir. Bu süreçte optisyenlik, sağlık sistemlerinin önemli bir parçası olarak kabul edilmiş, mesleğin standartları belirlenmiştir.

Türkiye’de optisyenlik mesleği, 20. yüzyılın ortalarından itibaren yasal bir çerçeveye kavuşmuştur. 2004 yılında yürürlüğe giren 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun ile mesleğin tanımı yapılmış, yetki ve sorumlulukları belirlenmiştir. Günümüzde ise optisyenlik, üniversitelerin ön lisans düzeyinde mesleki eğitim veren programlarında öğretilmekte ve modern sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olarak önemini korumaktadır.