Türkiye’de modern coğrafyanın temelleri Cumhuriyet döneminde atılmıştır. Özellikle 1933 Üniversite Reformu sonrasında coğrafya, akademik bir disiplin olarak kurumsallaşmaya başlamıştır. 1941 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde düzenlenen Birinci Coğrafya Kongresi, Türkiye’de coğrafya biliminin yönünü belirleyen dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu dönemde fiziki coğrafya, beşerî coğrafya ve bölgesel analiz gibi alt dallar gelişmiş; harita yapımı, yerleşim analizi ve doğal kaynakların incelenmesi gibi uygulamalı alanlar önem kazanmıştır.

Türkiye’de coğrafya biliminin gelişimine katkı sağlayan birçok değerli akademisyen bulunmaktadır. Türk Coğrafya Kurumu’nun kurulması ve coğrafya eğitiminin yaygınlaşması bu coğrafyacıların katkılarıyla gerçekleşmiştir. Besim Darkot, Oğuz Erol, Ahmet Ardel, Sırrı Erinç, Ali Tanoğlu, Cemal Arif Alagöz ve İbrahim Hakkı Akyol gibi isimler Türkiye’nin fiziki ve beşerî coğrafyasına dair kapsamlı çalışmalar yaparak literatüre değerli katkılar sunmuşlardır. Bu akademisyenler, Türkiye’nin iklim yapısı, toprak özellikleri, yerleşim düzeni ve doğal afet riskleri gibi konularda bilimsel veri üretmiş; coğrafyanın eğitimde ve planlamada stratejik bir araç olarak kullanılmasını sağlamışlardır.